Türkçe English

Tinnitusun Beraberinde Oluşan durumlar

Kulak çınlaması sadece kişinin kendisini etkilemez, etkiler daha da ötesine uzanır. Beraberce Çalıştıkları iş arkadaşları, ailelerini, arkadaşlarını etkilenebilir. Aşırı hassasiyet ve duyarlılık sosyal hayatı da etkileyebilir.  Çınlama hastalarında bazen sosyal iletişim eş, çocuk ve yakın arkadaşlarıyla diyaloğu kötü etkiler. Bu nedenle, kişiler çoğunlukla sinirli, hayal kırıklığına uğramış hissi, stres, endişe gibi belli başlı duyguları barındırırlar.  Bu nedenle tinnitusu olan kişileri etrafında bulunan diğer normal kişilerin anlamaya ve yardıma çabalamaları gerekmektedir. Bu nedenle tinnitusa sahip hastanın etrafında yer alanlar veya muayenelerini yapan hekimler çok dikkat etmeleri, psikolojik girdabı daha da kötüleştirecek sözleri sarf etmemeleri gerekir.

Kendi bilimsel çalışmalarımızda toplumdan kaçışın en çok kişinin içinde bulunduğu durum nedeniyle genel bir isteksizliği, hatyattan tat alamamakla alakalı olduğunu tespit ettik. Ayrıca bu kişilerin genellikle işitme kaybına sahip olan kişiler olduğu, hem işitme hemde çınlamanın şiddetine bağlı kendilerini izole ettiğini tespite ettik. Tabi toplumsal farklılıklar çok farklı. Amerikan veya Avrupa topluluklarında oranlar farklı olmakta. Bizim ülkemizde bile duymamak alay konusu olabilirken gelişmiş ülkelerde bu durum çok farklıdır. Üstelik tinnitusta mevcutsa civarındaki kişiler bunu hiç dikkate almamaktadır. İşte bu noktada toplumdan kaçış oranı daha yüksektir. Ayrıca hastalarımızda Hiperakuzi durumunu bizim hasta popülasyonunda daha az. Bunun sebebinide daha gürültücü bir toplum olmamıza bağlamak gerekir. Dış ortam ses desibelleri Avrupa ve Amerika standartlarının çok üstünde. İç ortam ses desibel miktarının Dış ortam ses desibel mikttarı arasındaki ciddi farklılık daha tolere edilebilirliğide beraberinde getirmekte. Genellikle hastalarımızın büyük kısmı uzun yıllardır çınlaması olan kişiler. Bu uzun süreler,  hekimler tarafından hastalara çözüm sunulmadığı için çınlamalarıyla yaşamaya alışmış olarak gelmektedirler. Stabil çınlama grubunda alışılmışlık ön planda olduğu için depresyon, kaygı,stres daha az görülmekte . Fakat stabil giden çınlama yerini artan bir sese bıraktığı zaman Depsresyon kaygı hali daha şiddetli olduğunu tespit ettik. Genellikle depresyon ve kaygı tinitusu yeni olan hasta gruplarında çok fazladır. Çok olmasada Gene hastalarımızın bir kısmında görülen bulgu panik ataktır. Bu durum bizim hastalarımızda Avrupa veya Amerika daki hastalardan daha fazladır. Çınlaması yeni başlayan veya aktivite kazanan hastalarımızda uyku bozukluklarını sıklıkla görebiliyoruz. Çok nadir olarak çalışamama durmu ile karşılaşmaktayız. Bunun az olması toplumumuzda iş kaygısının yüksek oluşundan ve alternatifsiz oluşundan kaynaklanmakta. İş ile ilgili tolere olma bizim toplumumuzda daha fazla. Amerika ve Avrupa toplumları tininitusa  eşlik eden durumların daha fazla oranda görülmesi ve daha kırılgan olmalarının sebebi; yaşam şartları ve standartlarından kaynaklanmaktadır. Bizde Meniere hastalığında genellikle kişilerin çınlama rahatsızlığı nedeni ile değil vertigom düzelsin endişesiyle bize müracaat ettiğini müşaide etmekteyiz. Bu nedenle meniere de Avrupa ve Amerika' da kişi kaygılarında çınlama önem arz ederken bizim hastalarımızda ikinci planda gelmekte. NOT: bu elde ettiğimiz veriler; Bilimsel yayımlarda kullanılmak üzere, kendi geniş hasta grubumuzdan elde edilen verilerin çok sınırlı ön bilgileridir. Başkaca web sayfalarında kullanılması yasal sorumluluk gerektirir. ( not. bkz. web sayfası yasal kullanım bilgilerine)

2014 yılında, Amerikan tinitus grubunca yapılan 1100 kişilik bir çalışmada tinnituslu kişilerin durumunu değerlendirmek için anket düzenlenmiş ve sonucunda Tinnitusun, hastanın genel sağlık ve sosyal refahını olumsuz yönde etkileyen zayıflatıcı bir durum olduğu kanaatine varılmıştır. Ilımlı vakalarda bile etkilenimi olabileceği bildirilmiştir.

Kulak çınlaması olan insanlar genellikle yaşadıkları duygular ;

Stres, Sıkıntı, Depresyon, endişe, Kaygı, kötü ruh halleri, Uyku bozuklukları, Sinirlilik veya hayal kırıklığı, Zayıf konsantrasyon, Ağrı (özellikle kulak çınlaması hiperakuzi eşlik ettiğinde)

Tinnitusla beraber görülen veya oluşan durumlar:

Tinnitus ve İşitme kaybı:

Tüm kulak çınlaması hastalarının yaklaşık % 55’inde işitme kaybı eşlik etmektedir. % 30 -40 ında çınlama ile beraber ilerleyen zamanlarda işitme kaybıda oluşabilmektedir. Bu nedenle çınlama sadece işitme ile endeksli bir sorun olmayabilir.

Meniere hastalığında çınlama

Bazen endolenfatik hidrops olarak adlandırılan Ménière Hastalığı, iç kulaktaki işitme ve dengesini etkileyen vestibüler bir hastalıktır. Ménière hastalarında sıklıkla hafif-şiddetli baş dönmesi görülürken, kulak çınlaması da görülebilir. Menierli de çınlama görülme oranı literatür bilgilerine bakıldığında çok farklılıklar ar eder. Bu oranlar bilimsel çalışmalara göre % 7 ile %45 arasında farklılık arz etmektedir.

Hiperakuzi

Hiperaküs, normal olarak kabul edilen sıradan çevresel sesler de dahil olmak üzere, gürültüye karşı anormal aşırı hassasiyettir. Hiperakuzi yaşayan hastalar seslere maruz kaldıklarında (duygusal sıkıntıya karşıt olarak) fiziksel ağrılar yaşarlar. Hiperakuzi, tinnitus olmadan da görülebilen bir durumdur. Oran % 7.7-15 arasında değişmektedir. Tinnituslu hastalarda bu oran % 12 civarındadır.

Misofonia

Ayrımsal ses hassasiyeti olarak da bilinir, misofonia belirli seslere karşı anormal bir negatif duygusal reaksiyonudur. Misofonili hastalar aşırı öfke, tiksinti hissetmek ya da seçkin seslere karşı korkmaktadırlar. Belli görsel uyaranlara genellikle benzer tepkiler verebilirler. Misofonia nüfus düzeyindeki oranı bilinmemektedir, ancak tinnitusa sahip kişilerin  % 4-5’inde Misofonia benzeri durumlarla karşılaştığı tahmin edilmektedir. Tinitusluların % 1'inden azı kendini misophonia olarak tanımlamaktadır.

Fonofobia

Fonofobia, yüksek seslere karşı  korkulu bir duygusal tepkidir. Hem genel popülasyonda hem de kulak çınlaması popülasyonunda, fonofobinin yaygınlığı bilinmemektedir.

Depresyon ve Kaygı

tinnitus belirtileri kişide genellikle çaresizlik ve endişe duygusu yaratmıştır. Bu çoğu hastada görülebilir. şiddetli kulak çınlaması olan hastaların% 48-78'inde depresyon, kaygı veya başka bir davranış bozukluğu yaşamaktadır.  Bu nedenle zihinsel sağlık sorunlarında % 13 oranıda ileride çınlamanın eşlik edebileceği bildirilmektedir. Geniş tabanlı bir bilimsel çalışmada  yaygın anksiyete bozukluğu olan kişilerin kronik  kulak çınlamasına yakalanma olasılığının yaklaşık 7 kat fazla olduğu bildirilmiştir.

Not:  Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz

Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi ile ilgili sorunlarınız varsa sosyal medyada bizi takip ederek en son tedavi yöntemlerinden haberdar olabilirsiniz. İlgilendiğiniz sosyal medya hesaplarından birine tıklayabilirsiniz...