kulak zarı delik veya delinmeleri En çok merak edilen konulardan herhangi bir sebep ile oluşan kulak zarı delik veya delinmeleri ve tinnitus ilişkisidir. 

Bize sıklıkla sorulan sorular da; Kulak zarındaki deliğin tinnitusla bir ilişkisi var mıdır ve tinnitusun kulak zarı ameliyatı ile geçip geçmeyeceğidir.

Kulak Zarı Delinmeleri 

Burada duruma açıklık getirmek için konuyu açarsa; Açık  getirmek gereken öncelikle önemli olan ve araştırılması gereken durum tinnitusun zar delinmesi ile ilişkisinin olup olmadığıdır.  Zira bazen yakın ve direk ilişkili iken,  bazen de farklı diğer faktörlerle ilerleyen zamanlarda farklı bir nedene bağlı gelişen tinnitus oluşabilir.

Kişi veya hekim tinnitus sorununu direk delik ile ilişkilendirebilir. Ameliyat olunca hemen geçeceğini düşünür. Bu bazı durumlarda kabul edilebilir, bazı durumlar için kabul edilecek düşünce tarzı olmamalıdır. Akut veya kronik zar delinmelerinde tinnitus mekanizması olarak farklılıklar vardır. Akut zar delinmesi ve aynı anda gelişen tinnitusta zar amaliyatı sonucu tinnitusa hemen çözüm olurken, bazende işe yaramaz. Hele kronik süreçte yani eskiden zar delinmesi olupta sonradan tinnitusu başlayanlarda mekanizmalar çok farklı ve ikincil farklı etmenlerin işe karışması ile tinnitus başlamaktadır. Genel kanı olarak sorun direk kulak zarına bağlanmakta deliğin olması suçlanmakta yapılan zar ameliyatı sonucunda sonuç alınamadığı durumlar olmaktadır. Bu durumlarda tinnitusu üreten kısım veya jeneratör bölge farklı olduğundan dolayıdır. 

Biraz daha detaya girersek, baktığımızda zar delinmeleri pek çok sebeple olabilmektedir ve hatta bu durum tıbbi nedenlerle yapılan zar delinme veya çizilme işlemi de vardı. Örnekle;  orta kulakta sıvı toplanması durumu kronik hale gelmiş ve ilaç tedavilerinden netice alınmamış ise kulak sıvısı drenajını sağlamak maksatlı kulak zarına ventilasyon tübü yerleştirip geçici bir açıklık ve drenaj yolu sağlanır. Bu geçici işlemde zara yapılan bilinçli işlemlerde tinnitus beklenmez. Hatta bu işlem ile kişinin tinnitus nedeni sıvıya bağlı ise, orta kulakta sıvı drenajı ile tinnitusu düzelebilir.

Kulak zarının delinme şekli ve/ veya nedenine bağlı pek çok nedenle kulak zarı delinebilir. Bunlar; darbe, tokat, kişi yakınında bomba patlaması, kulak pamuk çubuğu ile kulağı karıştırırken zarda oluşabilecek  travma,  trafik kazaları, kulak iltihapları gibi nedenlerle kulak zarı delinebilir.

Tinnitus açısından bakıldığında her biri ayrı ayrı nedenler barındırmasıyla tinnitus kulak zarı delinmesine bağlı olabilir veya olmayabilir. Kulak zarı delinmesi dışında ikincil bir sistem etkilenmesi veya her ikisi birden tinnitusu oluşturabilir.  Konuyu açarsak; her bir kulak zarı delinmesi oluşturan neden kendi içinde  ayrı ayrı değerlendirilmesi  gerekecektir. 

Kulak zarı akut deliklerinde ( darbe, bomba, kulak pamuk çubuğu ile travma vs. - iç kulak hasarsız olan durumlarda) kişinin genellikle tinnitus şekli uğultuyu andırır. Ancak her kişide bu olacak diye kural yoktur. Bu durumlarda örnek verirsek; kişiye yaptığımız yüksek frekans odyogram ( işitme testi) bulgularında işitme seviyesi 250 hz ile 21000 hz arasını sıfır dB veya sıfıra çok yakınsa, yani hiç işitme kaybı yok diyebileceğimiz seviyesi tespit edilmişse,  bu kişi mükemmel duyma yetisine sahiptir. Dolayısıyla bu özellikteki kişiler zaten kulakta işitme ile oluşabilecek en ufak etkileşimi hassasiyet nedeni ile fazla hissedecektir. Bu durumda sesin mekanik olarak iletilmesinde mükemmel olan fizyolojik yapıları patolojik duruma dönüşmesi ile olmaktadır. Akut zar delinmelerinde anatomik olarak kulak zarının titreşen özelliği kısmi bozulmaya uğramıştır ,  kulak kemikçiklerinin ( çekiç-örs-özengi ) manivela dizilim ve konfigürasyonları etkilenmiştir. Ses iletimdeki özelliği kısmi olarak bozulmuştur. Bu nedenle hassas işitmeye sahip kişilerde akut durumla oluşan delinme bir tinnitus nedeni kabul edilebilir. Normalde mükemmel duyan kişide travmatik nedenle oluşan minimal kaybın kişiye yansıması büyük olacaktır. Zira burada normalde olan zar titreşimi, kulak kemikçik etkileri yani iletkenlik mükemmeliyeti bozulmuştur. Bu kişi tinnitusu hemen anında hisseder Tabi aynı zamanda zar delinmesinin boyutu da durumu etkileyebilir. Bazen zarda çok küçük bazen de geniş alanları kapsayan akut delinmeler olabilmektedir. Zar delinmesinin boyutunun da önemi vardır. Bu faktörler nedeni ile tinnitus ortaya çıkar.  

Mükemmel duyan kişilerin dışında işitmesi, zar delinmesi olmadan önce işitme kaybı varsa ve bu kişilerin hayatında sonradan oluşan bir akut zar delinmesi söz konusuysa durum tinnitus açısından biraz faklı olabilmektedir. Zira Akut delinmeler kişinin elinde olmadan, istemeden beklenmedik bir anda oluşan durumlardır. İşitme kaybının derecesine bağlı olarak nadirde olsa bu kişilerde zar faktörüne bağlı olarak tinnitus görülebilir. Ancak işitme kaybı derecesi yüksekse bu akut zar yırtılmalarında  kişi pek tinnitusu hissetmez.

Akut gelişen zar delinmelerinde zar faktörünün dışında tinnitus oluşabilecek 2.  Bir yer ve farklı sorun tinnitusu oluşturabilir. Burada zar faktöründen ziyade sistemin başka noktasında olan sorun oluşmuş ve  tinnitus gelişmiştir. Bu şekilde oluşan tinnitus genellikle uğultu tarzından ziyade tınısal dır.  Kişinin hissettiği  tiz ( ince ) karakterli ve  ‘’ tınnnn……’’ sesi şeklindedir. Bu durum genellikle yüksek sesli patlamalar bomba,  kulağa gelen sert darbeler, kulak pamuk çubuklarının sert bir şekilde zarın daha ilerisinde yer alan yapıların da hasarı ile oluşmaktadır. Burada sorun sadece zarla ve orta kulaktaki kemikçiklerle kalmayıp, iç kulağın yapıları etkilenmiştir. Orta kulağın iç kulakla bağlantısını sağlayan üzengi ( stapez ) kemikçiğidir. Bu kemikçik iç kulaktaki titreşimleri yaratmak için anatomik olarak zarımsı esnek bir membran ( oval pencere)  üzerindedir. Akut zar yırtılmalarında kulağa sert gelen basınçsal olayın etkisi ile  iç kulak ta yer alan hücreler bu membranın aşırı gerilmesi ile hasara uğrar. Bazen de bu membrana gelen basınç membran civarından kısmi fistül dediğimiz iç kulak sıvısısnsn kaçağına neden olur. Bu ikincil bir yapının sorunu nedeni ile oluşan tinnitus durumudur. Muhakkak ki dış etmenler açısından kulağı korumak için zar onarım işlemi yapılmalı ayrıca da tinnitus oluşan ikinci alan üzerindeki bozulmalar düzeltilmelidir.

kulak-iltihabiKronik yani geçmişe bağlı kulak iltihabı gibi nedenlerle de kulak zarı delinmesi olabilmektedir.  Bu genellikle iltihabi süreç sonunda zar tahribatına bağlı kalıcı zar delinmeleridir. Burada tinnitus açısından sorun, hem işitme kaybı hem de iltihabın yıkıcı etkisidir. Burada yıllar içinde artarak giden işitme kayıpları olmakta ve bu kayıplar sonucu zar delinesine ek ayrıca ikincil etmenler ile tinnitus meydana gelmektedir. Bu durumda tinnitu üreten, jeneratör bölge, iç kulaktan başlayıp beyin içindeki işitme yolları ve bu yolların sonlandığı beyin içindeki işitme merkezinin her hangi bir veya birkaç noktasındadır. Bu tür kronik aşamalı zar delinmeleri durumlarda tinnitusu sadece kulak zarı deliğine bağlamak doğru değildir. Sistemin bütün parçasına bakmak gerekir. Normal fizyolojik olarak, Kulağa gelen mekanik enerji şeklindeki ses, iç kulakta elektrik enerjisine dönüşerek, sinir hücreleri ile elektrik enerji impulsları şeklinde beyindeki işitme merkezine taşınır. Bu elektiriksi impulslar beyinde işitme merkezinde analizi yapılır ve çözümlenir. Bu nedenle kronik durumlarda sistemin bütünü irdelenmelidir. Bu aşamalar kabaca zar delindi çınlama tedavi olur mu? Olmaz mı? Sorusunun cevabı, tinnitusun çok geniş bir yelpaze içinde sorgulamak gerekir.

Akut tedavilerde zar onarımı ile tinnitus hemen tedavi olabilir. Kronik durumlarda tinnitus zon bölgesi genişliği nedeni ile sistemin bütününün içinde bir veya birkaç noktayı kapsadığından geniş bakılmalıdır. Bu nedenle ileri spesifik testler yapılmalı durum zarla ilgili ise zar ameliyatı yapılmalıdır. Ancak tinnitusun nedeni zardaki soruna bağlı değilse,  orta kulak kemikçik düzenlemeleri, iç kulak yapıları ile, beyin içi yol ve yolakları, işitme merkezi sorun kulak seviyesinden çıkıp daha da ötesinde ise ileri spesifik tetkikler le sistem bütünü çınlama jeneratör bölgeleri aranarak yeri tespit edilerek tedavi sağlanabilir.

Not: Bu bilgiler kendi derlememiz olup izinsiz kullanılamaz. Tanı ve Tedaviler konusunda mutlaka doktorunuza danışınız.

 

 

 

 

 

 

 

İlgili Makaleler