Kulak Zarı Delinmesi ve Tinnitus (Kulak Çınlaması)
Kulak Zarı Delinmesi Çınlama Yapar mı?
Kulak zarı delinmesi ile kulak çınlaması (tinnitus) arasındaki ilişki, hastalarımızın en sık sorduğu konulardan biridir.
En çok merak edilen sorular ise şunlardır:
- Kulak Zarı Delinmesi ve Tinnitus (Kulak Çınlaması)
- Kulak Zarı Delinmesi Çınlama Yapar mı?
- Hasta Sorusu
- Kulak zarım delik. Çınlamamın nedeni kesin bu mudur?
- Akut Kulak Zarı Delinmelerinde Tinnitus
- 1. Gerçekten Kulak Zarına Bağlı Tinnitus
- 2. İç Kulak da Hasar Görmüş Olabilir
- Hasta Sorusu
- Kulak zarım iyileşirse çınlamam da mutlaka geçer mi?
- Kronik Kulak Zarı Delinmelerinde Durum Farklıdır
- Çınlamayı Başlatan Yer ile Devam Ettiren Yer Aynı Olmayabilir
- Hasta Sorusu
- Kulak zarı deliğinin çınlamaya neden olup olmadığını ameliyat olmadan anlayabilir misiniz?
- Tedavi Yaklaşımımız
- Telif Hakkı
Kulak zarı deliği çınlama yapar mı?
Kulak zarı ameliyatı olursam çınlamam geçer mi?
Çınlamamın nedeni gerçekten kulak zarı deliği mi?
Bu soruların tek bir cevabı yoktur. Çünkü kulak zarı delinmesi ile tinnitus arasındaki ilişki her hastada aynı değildir.
Bazı hastalarda kulak zarı deliği çınlamanın doğrudan nedeni olabilir. Bazı hastalarda ise kulak zarı deliği yalnızca birlikte bulunan bir durumdur ve çınlamanın gerçek nedeni işitme sisteminin daha farklı bölgelerinde yer alır.
Bu nedenle tedaviyi planlamadan önce en önemli soru şudur:
Çınlamanın gerçek kaynağı kulak zarı mı, yoksa işitme sisteminin başka bir bölümü mü?
Hasta Sorusu
Kulak zarım delik. Çınlamamın nedeni kesin bu mudur?
Hayır.
Kulak zarı deliği ile çınlama birlikte bulunabilir. Ancak birlikte görülmeleri, her zaman kulak zarı deliğinin çınlamaya neden olduğu anlamına gelmez.
Özellikle yıllar önce oluşmuş bir kulak zarı deliği bulunan ve çınlaması daha sonra başlayan hastalarda, yalnızca kulak zarına odaklanmak doğru değildir. Bu durumda iç kulak, işitsel sinir yolları ve merkezi işitsel sistem de değerlendirilmelidir.
Akut Kulak Zarı Delinmelerinde Tinnitus
Akut kulak zarı delinmeleri genellikle;
yüksek basınç,
tokat veya darbe,
patlama,
ani ses travması,
kulak içine sert cisim sokulması
gibi nedenlerle oluşur.
Bu hastalarda çınlama iki farklı mekanizma ile gelişebilir.
1. Gerçekten Kulak Zarına Bağlı Tinnitus
Delinme ile birlikte orta kulaktaki ses iletim sistemi bozulur.
Bu durumda oluşan işitme kaybı bazı hastalarda geçici çınlamaya neden olabilir.
Eğer sorun yalnızca kulak zarından kaynaklanıyorsa, zar onarıldığında tinnitus da düzelebilir.
2. İç Kulak da Hasar Görmüş Olabilir
Şiddetli travmalarda sorun yalnızca kulak zarı değildir.
Kulak zarına gelen basınç, orta kulağın en küçük kemiği olan üzengiyi (stapes) hareket ettirerek iç kulağın girişindeki oval pencereyi aşırı zorlayabilir.
Bunun sonucunda;
iç kulaktaki saçlı hücreler etkilenebilir,
bazen perilenf fistülü gelişebilir,
iç kulakta elektriksel denge bozulabilir.
Bu durumda oluşan tinnitusun nedeni artık kulak zarı değil, iç kulaktır.
Bu hastalarda yalnızca kulak zarını onarmak çınlamayı her zaman ortadan kaldırmayabilir.
Hasta Sorusu
Kulak zarım iyileşirse çınlamam da mutlaka geçer mi?
Her zaman değil.
Eğer çınlama yalnızca kulak zarındaki deliğe bağlıysa, zar onarımıyla birlikte düzelebilir.
Ancak iç kulak veya işitsel sinir yolları da etkilenmişse, kulak zarı ameliyatı başarılı olsa bile çınlama devam edebilir.
Kronik Kulak Zarı Delinmelerinde Durum Farklıdır
Kronik kulak zarı delinmeleri çoğu zaman geçirilmiş orta kulak iltihapları sonucunda gelişir.
Bu hastalarda sorun yalnızca kulak zarındaki delik değildir.
Yıllar içinde gelişen;
işitme kaybı,
orta kulak kemikçiklerinde bozulma,
kronik iltihabın yıkıcı etkisi,
iç kulağın etkilenmesi
birlikte tinnitus oluşmasına neden olabilir.
Bu nedenle yıllardır kulak zarı deliği bulunan ve sonradan çınlaması başlayan hastalarda, yalnızca kulak zarını suçlamak doğru değildir.
Çınlamayı Başlatan Yer ile Devam Ettiren Yer Aynı Olmayabilir
Kronik hastalarda önemli olan nokta şudur:
Kulak zarı deliği yıllardır mevcut olabilir.
Ancak çınlama çok daha sonra başlamış olabilir.
Bu durumda tinnitusu başlatan mekanizma artık yalnızca kulak zarı değildir.
İç kulak, işitsel sinir yolları veya beynin işitme merkezlerinde gelişen fonksiyon değişiklikleri çınlamanın devam etmesine neden olabilir.
Başka bir ifadeyle;
Kulak zarı deliği ile tinnitus birlikte bulunabilir, ancak tinnitusun gerçek jeneratörü farklı bir bölgede olabilir.
Hasta Sorusu
Kulak zarı deliğinin çınlamaya neden olup olmadığını ameliyat olmadan anlayabilir misiniz?
Birçok hastada evet.
Muayene sırasında uygulanan Patch Testi bunun için oldukça değerli bilgiler verebilir.
Bu yöntemde kulak zarındaki delik, ofis ortamında geçici olarak özel bir materyal ile kapatılır.
Eğer delik kapatıldığı anda çınlama belirgin şekilde azalıyor veya tamamen kayboluyorsa, tinnitusun kulak zarı ile ilişkili olma olasılığı yüksektir.
Bu durumda yapılacak kalıcı kulak zarı onarımı (timpanoplasti) çınlama açısından da fayda sağlayabilir.
Ancak Patch Testine rağmen çınlama değişmiyorsa, tinnitusun kaynağı büyük olasılıkla işitme sisteminin başka bir bölümündedir ve yalnızca kulak zarı ameliyatından aynı sonucu beklemek doğru olmayacaktır.
Tedavi Yaklaşımımız
Kulak zarı delinmesi bulunan her hastada öncelikle şu soruya cevap arıyoruz:
Çınlamanın nedeni gerçekten kulak zarı deliği mi?
Bu amaçla ayrıntılı kulak muayenesi, işitme testleri ve gerekli görülen ileri değerlendirmeleri birlikte değerlendiriyoruz.
Çünkü başarılı tedavinin temelini yalnızca kulak zarındaki deliği onarmak değil, çınlamayı üreten gerçek mekanizmayı ortaya koymak oluşturur.
Kulak zarı sorumluysa timpanoplasti önemli fayda sağlayabilir. Ancak tinnitusun kaynağı iç kulak veya işitsel sistemin daha ileri bölümleriyse, tedavi planı buna göre kişiye özel olarak şekillendirilmelidir.

Yasal Uyarı
Bu sayfadaki bilgiler yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla hazırlanmıştır. Tanı, tedavi veya tıbbi danışmanlık yerine geçmez. İşitme kaybı, tinnitus ve diğer kulak hastalıklarının değerlendirilmesi ve tedavisi, her hastanın klinik özellikleri doğrultusunda Kulak Burun Boğaz (KBB) uzmanı tarafından kişiye özel planlanmalıdır. İçerik, güncel bilimsel literatür doğrultusunda hazırlanmış olup, yeni bilimsel gelişmeler ışığında gerektiğinde güncellenmektedir.
Telif Hakkı
© Op. Dr. A. Ahmet Şirin | Tüm hakları saklıdır.
Bu sayfadaki metinler, görseller, tablolar, şemalar ve özgün bilimsel değerlendirmeler 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. İçeriğin tamamı veya bir bölümü; yazılı izin alınmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yayımlanamaz, ticari amaçla kullanılamaz veya başka dijital yayın platformlarında özgün eser niteliğini ortadan kaldıracak şekilde paylaşılamaz.
Bilimsel ve eğitsel amaçlı kısa alıntılar, ilgili mevzuata uygun olmak ve kaynak gösterilmesi koşuluyla yapılabilir.
Bu içerik özgün olarak hazırlanmıştır. İçeriğin tamamı veya önemli bölümleri; yazılı izin alınmaksızın yapay zekâ destekli sistemler, otomatik içerik üretim araçları veya benzeri dijital platformlar aracılığıyla yeniden üretilip yayımlanamaz ya da özgün eser izlenimi verecek şekilde kullanılamaz.
İnfografik: Op. Dr. A. Ahmet Şirin tarafından, güncel uluslararası bilimsel literatür (WHO, NIOSH, OSHA, AAO-HNSF ve hakemli bilimsel yayınlar) esas alınarak hazırlanmıştır. İçerik yalnızca eğitim ve bilgilendirme amacı taşımakta olup tanı ve tedavi yerine geçmez.