KİROPRAKTİK UYGULAMALAR TİNNİTUSU KÖTÜLEŞTİREBİLİR Mİ?
Tinnitus tedavisinde kiropraktik uygulamaların yeri var mı?
Son yıllarda sosyal medyada kulak çınlaması (tinnitus) için birçok alternatif tedavi yöntemi önerilmektedir. Bunlardan biri de kiropraktik (chiropractic) manipülasyonlarıdır.
Özellikle boyun bölgesine uygulanan ani manipülasyonların, bazı paylaşımlarda tinnitusu düzelttiği hatta işitmeyi artırdığı iddia edilmektedir.
Ancak günümüzde bu iddiaları destekleyen güçlü bilimsel kanıtlar bulunmamaktadır.
Daha önemlisi, kliniğimize son yıllarda kiropraktik manipülasyon sonrasında tinnitusu başlayan veya mevcut tinnitusu belirgin şekilde kötüleşen hastaların başvurmaya başladığını gözlemlemekteyiz.
Bu nedenle konuya bilimsel açıdan yaklaşmak büyük önem taşımaktadır.
Öncelikle Kiropraktik Nedir?
Kiropraktik;
Omurga ve eklemlere uygulanan elle yapılan manipülasyonlardan oluşan alternatif bir uygulamadır.
Temelleri 19. yüzyılın sonlarında atılmıştır ve günümüzde dünyanın bazı ülkelerinde uygulanmaya devam etmektedir.
Bununla birlikte;
Boyun omurgasına ait hastalıkların değerlendirilmesi ve tedavisi esas olarak;
- Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon
- Beyin ve Sinir Cerrahisi
- Ortopedi
- Gerektiğinde Nöroloji
uzmanlık alanlarının ilgi alanına girmektedir.
Tinnitus ile İlişkisi Nedir?
Bugüne kadar yapılan bilimsel çalışmalar;
Kiropraktik uygulamaların tinnitus için etkin ve kalıcı bir tedavi olduğunu gösterememiştir.
Bazı kişiler işlem sonrasında geçici rahatlama hissettiklerini ifade etmektedir.
Bunun nedeni çoğu zaman;
- kas spazmının azalması,
- gevşeme hissi,
- stres düzeyinin geçici olarak düşmesi,
- dikkatin farklı yöne kayması
olabilir.
Ancak bunlar;
tinnitusa neden olan hastalığın tedavi edildiği anlamına gelmez.
Sosyal Medyada Görülen "Anında Geçti" Videoları
Son yıllarda özellikle sosyal medyada;
"Atlas düzeltildi"
"Vagus siniri açıldı"
"Östaki tüpü düzeldi"
"İşitme geri geldi"
şeklinde videolar oldukça sık paylaşılmaktadır.
Bu videolar çoğunlukla;
işlemden hemen sonraki birkaç dakikayı göstermektedir.
Oysa tinnitus;
çoğu zaman aylar hatta yıllardır devam eden karmaşık bir nörolojik süreçtir.
Gerçek başarı;
haftalar, aylar ve yıllar sonraki sonuçlarla değerlendirilmelidir.
Bugüne kadar bu videoların büyük bölümünde uzun dönem takip sonuçları paylaşılmamaktadır.
"Vagus Siniri Rahatladı" İddiası Doğru mu?
Bazı uygulamalarda;
boyun manipülasyonlarının vagus sinirini rahatlattığı,
Östaki tüpünü açtığı,
işitmeyi düzelttiği ileri sürülmektedir.
Ancak bu açıklama;
insan anatomisi ve fizyolojisini oldukça basitleştiren bir yaklaşımdır.
Çünkü;
Östaki tüpünün çalışması yalnızca vagus siniriyle ilişkili değildir.
Bu bölgede;
- Trigeminal sinir
- Fasiyal sinir
- Kas fonksiyonları
- Mukozal yapı
- Allerjik hastalıklar
- Enfeksiyonlar
- Hormonal değişiklikler
- Nazofarenks hastalıkları
gibi birçok faktör birlikte rol oynar.
Dolayısıyla tek bir manipülasyonla kalıcı düzelme beklemek bilimsel olarak doğru değildir.
Boyun Kaynaklı Tinnitus Gerçekten Var mıdır?
Evet.
Boyun kaynaklı (somatosensoriyel) tinnitus tanımlanmış bir durumdur.
Ancak bu;
tüm tinnitus hastalarının çok küçük bir bölümünü oluşturur.
Boyun ağrısı olan herkesin tinnitusu boyundan kaynaklanmaz.
Gerçek tanı;
ayrıntılı KBB muayenesi,
odyolojik değerlendirme,
gerekirse görüntüleme yöntemleri ile konulmalıdır.
Tinnitus Hastalarında Boyun Kasları Neden Sertleşir?
Tinnitus hastalarının önemli kısmında;
- uyku bozukluğu
- stres
- kaygı
- depresyon
- diş sıkma (bruksizm)
- omuz ve boyun kaslarında gerginlik
görülmektedir.
Bu durum çoğu zaman;
tinnitusun nedeni değil, sonucudur.
Dolayısıyla yalnızca kasları gevşetmeye yönelik uygulamalar;
asıl hastalığı tedavi etmez.
Kliniğimizde Gözlemlediğimiz Durum
Kliniğimizde;
kiropraktik uygulamalar sonrasında;
- tinnitusu başlayan,
- mevcut tinnitusu belirgin şekilde artan,
- kulakta dolgunluk gelişen,
- baş dönmesi yaşayan
çok sayıda hasta değerlendirilmiştir.
Bu gözlemler tek başına bilimsel kanıt oluşturmasa da;
özellikle boyun manipülasyonlarının her hasta için masum kabul edilemeyeceğini göstermektedir.
Boyun Manipülasyonlarının Riskleri
Boyun bölgesine uygulanan yüksek hızlı manipülasyonlar;
nadir de olsa;
- vertebral arter yaralanması,
- karotis arter diseksiyonu,
- inme,
- sinir hasarı,
- omurga yaralanmaları
gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir.
Bu nedenle birçok uluslararası nöroloji ve damar cerrahisi derneği;
özellikle boyun manipülasyonları konusunda dikkatli olunmasını önermektedir.
Risk düşük olsa bile;
işlem yapılacak hastanın doğru seçilmesi büyük önem taşımaktadır.
Her kiropraktik uygulaması tinnitusa neden olmaz. Benzer şekilde, kiropraktik yaptıran herkesde bir komplikasyon gelişeceği de söylenemez. Ancak özellikle boyun bölgesine uygulanan yüksek hızlı manipülasyonlardan sonra bazı kişilerde kulak çınlamasının başlaması veya mevcut tinnitusun belirgin şekilde artması bildirilmiştir.
Bunun nasıl geliştiği tam olarak bilinmemektedir. Günümüzde üzerinde durulan birkaç olası mekanizma bulunmaktadır.
1. Boyun Kaynaklı Duyu Uyarılarının (Somatosensoriyel Sistem) Değişmesi
Boyun kasları, bağları ve eklemleri; beyindeki işitme merkezleriyle doğrudan olmasa da dolaylı sinir bağlantılarına sahiptir.
Özellikle üst servikal omurlar (C1–C3) ve çevresindeki kaslardan gelen duyusal sinyaller, beyin sapındaki dorsal koklear çekirdek ile etkileşim gösterebilir.
Ani ve güçlü manipülasyonlar sonrasında bu sinir uyarılarının değişmesi, mevcut tinnitusun şiddetinde artışa neden olabilir.
Bu mekanizma özellikle somatosensoriyel tinnitus olarak adlandırılan alt grupta önemlidir.
2. Boyun Kaslarında Koruyucu Kasılma
Manipülasyon sonrasında bazı kişilerde kaslar gevşemek yerine tam tersine refleks olarak kasılabilir.
Bu durumda;
- boyun kaslarında sertleşme,
- suboksipital kas spazmı,
- çene kaslarında gerginlik,
- temporomandibular eklem üzerine yük artışı
gelişebilir.
Kas gerginliği arttıkça tinnitusu etkileyen somatik sinir uyarıları da artabilir.
3. Vertebral Arter ve İç Kulak Kanlanması
İç kulak, kan dolaşımı açısından son derece hassas bir organdır.
Nadir de olsa, boyna uygulanan ani rotasyon ve hiperekstansiyon hareketleri sonrasında vertebral arter veya diğer servikal damarlarda yaralanma (diseksiyon) geliştiği bildirilmiştir.
Bu tür damar yaralanmaları;
- baş dönmesi,
- ani işitme kaybı,
- kulak çınlaması,
- denge bozukluğu
gibi belirtilere yol açabilir.
Bu komplikasyonlar oldukça seyrektir; ancak ortaya çıktıklarında ciddi sonuçlar doğurabilir ve acil tıbbi değerlendirme gerektirir.
4. Sempatik Sinir Sisteminin Uyarılması
Boyun bölgesinde sempatik sinir lifleri yoğun olarak bulunur.
Manipülasyon sırasında bu sinirlerin uyarılması;
- iç kulak kan akımında geçici değişikliklere,
- damar tonusunda farklılıklara,
- işitsel sistemde geçici nörofizyolojik değişimlere
neden olabilir.
Bu mekanizma kesin olarak kanıtlanmış değildir; ancak literatürde olası açıklamalardan biri olarak tartışılmaktadır.
5. Temporomandibular Eklem (Çene Eklemi) Üzerindeki Etkiler
Boyun ve çene biyomekaniği birbirleriyle yakından ilişkilidir.
Boyun pozisyonundaki ani değişiklikler;
- çene eklemi yük dağılımını,
- çiğneme kaslarının tonusunu,
- trigeminal sinir uyarılarını
değiştirebilir.
Trigeminal sistem ile işitsel merkezler arasındaki bağlantılar nedeniyle bu durum bazı hastalarda tinnitus algısını artırabilir.
6. Santral İşitsel Ağların Duyarlılığı
Tinnitus yalnızca kulakta oluşan bir problem değildir. Bugün biliyoruz ki; işitsel korteks, limbik sistem, dikkat ağları, hafıza merkezleri ve beyin sapındaki birçok yapı birlikte çalışmaktadır. Ani, beklenmedik veya ağrılı bir manipülasyon bazı bireylerde stres yanıtını artırabilir. Bu durum; kortizol, sempatik aktivasyon ve limbik sistem üzerinden mevcut tinnitusun daha yüksek algılanmasına katkıda bulunabilir.
Her Tinnitus Boyundan Kaynaklanmaz
Toplumda sık yapılan yanlışlardan biri; boyun ağrısı olan her tinnitus hastasının sorununun boyundan kaynaklandığını düşünmektir.
Oysa tinnitus;
işitme kaybı, gürültü travması, Meniere hastalığı, ilaçlar, damarsal nedenler, orta kulak hastalıkları,vestibüler hastalıklar,metabolik sorunlar,nörolojik hastalıklar
gibi çok farklı nedenlerle ortaya çıkabilir.
Bu nedenle yalnızca boyuna yönelik manipülasyonlarla tüm tinnitus hastalarının tedavi edilebileceğini söylemek bilimsel olarak doğru değildir.
Sonuç
Boyun manipülasyonları sonrasında tinnitusun artmasına yol açabilecek çeşitli biyolojik mekanizmalar öne sürülmüş olsa da, bunların hiçbiri tek başına tüm hastaları açıklamamaktadır. Günümüzdeki bilimsel veriler, bu etkinin bazı bireylerde ortaya çıkabileceğini düşündürmekte; ancak kiropraktik uygulamaların tinnitus için etkin ve güvenilir bir tedavi yöntemi olduğunu göstermemektedir.
Tinnitus;tek bir hastalık değildir. Yaklaşık 200'den fazla farklı neden kulak çınlamasına yol açabilir.
Bu nedenle; tek bir yöntemle tüm tinnitus hastalarının tedavi edilebileceğini söylemek bilimsel değildir. Kısa süreli rahatlamalar; kalıcı tedavi anlamına gelmez. Öncelikle tinnitusun gerçek nedeni araştırılmalı; tedavi buna göre planlanmalıdır.
Boyun manipülasyonları ise ancak uygun hastalarda, doğru endikasyonla ve ilgili uzmanlık alanlarının değerlendirmesi sonrasında düşünülmelidir.
Bilimsel Kaynaklar
- Cassidy JD, Boyle E, Côté P, ve ark. Risk of vertebrobasilar stroke and chiropractic care. Spine. 2008.
- Church EW ve ark. Systematic Review and Meta-analysis of Chiropractic Care and Cervical Artery Dissection. Journal of Stroke and Cerebrovascular Diseases. 2016.
- Ernst E. Adverse effects of spinal manipulation: a systematic review. Journal of the Royal Society of Medicine. 2007.
- American Heart Association/American Stroke Association. Cervical artery dissection and cervical manipulative therapy bildirileri.
BİLGİLENDİRME BASIN
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/20642715/
https://www.amjmed.com/article/S0002-9343(09)00583-X/fulltext
https://abcnews.go.com/US/officials-model-died-chiropractic-procedure/story?id=42955934
https://www.independent.co.uk/news/world/americas/chiropractor-neck-adjustment-caitlin-jensen-b2363357.html