Kahve - Kafein

Tinnitus hastalarına sıklıkla kahve ve çay gibi kafein içeren içeceklerden uzak durmaları söylenir. Bu tavsiyenin bilimsel bir mantığı dayalı değildir.  Önemli bir bilimsel çalışmada, kafeinin tinnitus nedenselliği ile ilişkili olmadığını göstermiştir. Dahası, araştırmacılar, kişinin normal kafein alımının kısıtlanması, özellikle baş ağrısı ve mide bulantısı gibi yan etkilere yol açtığını ve bunun önceden var olan kulak çınlamasını potansiyel olarak kötüleştirebileceğini buldular.

Kahvenin işitme ve çınlama üzerindeki etkileri konusunda çok az araştırma mevcuttur. Amerikan Jornal of Medicine tıp dergisinde yayınlanan bir bilimsel çalışmada, 18 yıl boyunca 65.085 kadından oluşan bir grup incelendi. Çalışma, kafein tüketiminin tinnitus başlatıcı veya  artırıcı bir unsur açısından herhangi bir bağlantı olup olmadığını araştırdılar. Çalışma sonunda tinnitusu yapan neden değil tinnitus başlangıcından koruyabileceği kanaatine ulaştılar. Spesifik olarak, günde 150 mg'dan az tüketenlerle karşılaştırıldığında, günde 450-599 mg tüketen deneklerin , durumu geliştirme olasılığında% 15'lik bir düşüş olduğu görüldü . Günde 600 mg tüketenler için bu rakam% 21 daha düşük bir olasılıktı. Çalışmadaki kafeinin kaynağı sadece olarak kahve olarak ele alınmadı ve aynı zamanda tüm kafein kaynakları olan kolalı içecekler, çay ve çikolatayı da içeriyordu. Ancak bunlardan kahvede kafein içeriği en yüksektir. Kaba bir tahmin olarak, normal bir kafeinli kahvenin yaklaşık 80-150  mg kafein içerdiğini söyleyebiliriz, yani 600 mg kategorisine ulaşmak için günde altı veya daha fazla fincan tüketmeniz gerekir.

Güvenli kafein tüketimi için genel olarak kabul edilen kılavuz genellikle günde yaklaşık 400 mg olarak belirtilirken, en azından tinnitus gelişme riski söz konusu olduğunda, daha yüksek seviyeler bile tinnitus oluşumuna karşı olarak, faydalı görünecektir.
Çalışmada görülen bulgulardan, kahve tüketiminin işitsel sağlığımız üzerinde olumsuz etkilerden ziyade olumlu etkileri olduğu görülmektedir. Tinnitusun, genellikle kahvede bulunan bir uyarıcı olan kafein tarafından hafifletilebileceğini çalışmada gösterildi. Her gün bir buçuk fincan kahve tüketen kadınlara göre dört ila altı fincan kahve tüketen kadınlarda tinnitus oranı yüzde 15 daha düşük olduğu bilimsel çalışmada tespit edilmiştir.

Tinnitusta kafein kısıtlaması genellikle önermektedir.  Çoğu tinnitus hastası, doktorlarının önerisi üzerine kahve içmeyi bırakır. Stres, kulak çınlamasının bilinen bir şiddetlendiricisidir ve artan kafein, stres tepkilerini tetikleyebilir. Bununla birlikte, yeni araştırmalar, kafein alımını azaltmanın kulak çınlamasını gidermeyebileceğini ve kafein yoksunluğunun sorunu daha da kötüleştirdiğini gösteriyor.

DuPriest (2011), kafein alımını azaltmaya yönelik önerileri destekleyerek, kafeinin beyindeki kan akışının iyi bilinen bir vazokonstriktör ve kaslarda bir vazodilatör olduğunu öne sürmektedir. Günde 250 mg'ın üzerindeki dozlarda kafeinin beyindeki kan akışını kısıtladığı ve sinirlilik, titreme, uykusuzluk, kalp çarpıntısı, mide rahatsızlığı ve baş ağrısına neden olabileceği bildirmiştir. Araştırmacılar ayrıca, kafein tüketiminin dünya çapında çok yaygın olduğunu ve beyin üzerindeki vazokonstriksiyon etkisinin, kullanımının muhtemelen MRI ve diğer beyin taramalarının sonuçlarını ve ayrıca kafein yoksunluğundan geçen insanların beyin taramalarında beyin kan akışını karıştıracağını öne sürmüştür.

Genel bir kural olarak, Aubrey (2006) çoğu kafein kullanıcısının hoş etkilerinin tadını çıkarmak için şaşırtıcı derecede az miktarda uyarıcıya ihtiyacı vardır. Bazı araştırmalarda 100 miligram tinnitusta  artış yaratabileceğini söylemekte. Tipik bir otomatik damla kahve makinasından içilen bardaklar 6 oz olduğunu göz önünde bulundurmak gerekir. Ayrıca  kafelerde yer alan büyük bardaklar 20 oz dur ve  bir fincanda yaklaşık 320 mg., Espresso, fincanı 1.5 oz  ve daha az olduğundan biraz daha az, yaklaşık 77 mg kafein içerir.

Claire ve arkadaşları (2010) tarafından İngiltere'deki Bristol Üniversitesi'nde yapılan bir çalışma, kafeinin kulak çınlamasında önemli bir rol oynamayabileceğine dair kanıt sundular. Vazokonstriksiyon ve diğer tüm semptomlar deneyimli bir uzman için anlamlı olsa da, çalışmalarda bir bağlantısı olabileceği doğrulamadı. St. Claire ve arkadaşlarının araştırması, 30 günlük bir süre boyunca bir grup deneği takip etti. Katılımcıların yarısı normal kafein tüketimini sürdürdü ve ardından araştırmacıların, katılımcılar tarafından tüketilen içeceklerin kafein içeriğini kademeli olarak azaltılarak "aşamalı geri çekilme" sürecinden geçti. Grubun diğer yarısı önce aşamalı geri uygulandı ve ardından normal alımlarına devam etti. Çalışma katılımcıları hangi grupta olduklarını bilmiyorlardı. St. Claire ve ekibi, her iki grubun da ciddi geri çekilme semptomları yaşamamasını sağlamak için, bilinçli olarak nispeten kademeli olarak azaltılma uygulandı. İngiliz araştırmacılar, kişinin tükettiği kafein miktarının kulak çınlamasının şiddeti üzerinde hiçbir etkisi olmadığını buldu. Ancak kişiler baş ağrısı ve mide bulantısı gibi önemli kafein yoksunluk semptomları yaşadılar. St. Claire, "Kafein azaltmanın veya kesmenin kulak çınlamasında iyileştirici bir unsur olamayacağına karar verdiler.

Collingsworth J. (2016), Dr. St.Claire çalışmalarından  beş yıl sonra kendi çalışmalarında kafeinin kulak çınlaması hastaları için endişe yaratmayacağına ikna olduğunu belirti. "Dünyadaki yetişkinlerin neredeyse yüzde 85'i her gün kafein tüketirken, kafeinin kısıtlanması tinnitusta kafein yoksunluğu oluşturarak akut semptomları kulak çınlamasını daha da kötüleştirebilir.

Gıdalar

Tinnituslu olan bazı kişilerde , tinnituslarındaki dalgalanmalar  bazı  yiyecekleri almakla ilişkilendirilmektedir. Bununla birlikte, kişilerin ortak bazı paylaşımlarında aynı gurup yiyecek içecekler tinnitusu tetikleyebileceğini veya şiddetlendirdiğinden bildirmektedirler. Ancak bunları kulak çınlamasıyla ilişkilendirecek sağlam bir araştırma yoktur. Kişiye özel durumların da olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Ne yazık ki bu tür reaksiyonları tespit edebilecek için basit bir test yoktur. Bir gıda maddesinin tinnitusu etkileyip etkilemediğini belirlemenin tek yolu, onu diyetten çıkarmak ve daha sonra tekrar başlayarak etkisinin olup olmadığını kontrol etmek gerekir. Bazen olası suçluyu belirlemek zordur. Bu durumlarda, yenen ve içilen şeylerin bir günlüğünü tutmak ve çınlamanın arttığı dönemleri ile bireysel yiyecek ve içecekler arasında herhangi bir ilişki olup olmadığını görmek yardımcı olabilir. Günlüğün, hangi tür et, sebze, peynir, balık vb. Belirtilerek ayrıntılı olması gerekebilir, çünkü belirli bir sebze türü, diğerlerinin hiçbir etkisinin olmadığı yerlerde kulak çınlamasını şiddetlendirebilir. Günlük belirli bir yiyecek öneriyorsa, o yiyeceklerden yedi günlük bir süre kaçınılmalıdır. Bu şekilde deneme yanılma yoluyla sorumlu tespit edilebilir. Bazen bu takiplerinde olumsuz bir durum yaratabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Zira tinnituslarını izlemeye teşvik ettiğinden bazen ters etki yapabilir.

İçecekler

Alkol

Çoğunlukla kulak çınlaması olan kişilerin alkolden uzak durmaları tavsiye edilir, şarap ve fermente içkilerin tinnitus üzerine olumsuz etkilerinden bahsedilir. Ancak bu konuda yeterli kanıt yoktur. Mevcut bazı çalışmalar bazıları alkolün kulak çınlaması açısından yararlı olabileceğinden bahseder.

Burada bir uyarıda bulunmak gerekirse;  alkol tüketimimizi güvenli sınırlar içinde tutmalı ve genel zararları göz önünde bulundurulmalıdır.

Bir başka yönden Alkollü içecekler şeker içerir, su kaybına neden olur ve kan basıncını yükseltir; bunların tümü kulak çınlamasını daha belirgin hale getirebilir.

Tütün / sigara

Tütünün iç kulak işitme kaybına olumsuz etkisi olduğu bilinmektedir. Tinnitus ile ilgili etkisi henüz açıklığa kavuşmamış olup belirsizlikler vardır. Ancak son araştırmalar sigara içenlerin kulak çınlamasını geliştirme riskinin az da olsa arttığını göstermesine rağmen, daha pek çok bilimsel çalışmaya ihtiyaç vardır.

Tuz .

 Sodyumun kulak çınlamasını şiddetlendirdiği kanıtlanmıştır.  Oldukça belli bir nedenden ötürü, aşırı tuz, daha yüksek kan basıncına yol açar. Kan damarları daraldıkça, kanın serbestçe dolaşması daha zor hale gelir ve kulak çınlaması yükseldikçe kan ve kalp atışı kişi tarafından duyulabilir. Tuzlu atıştırmalıkları ve işlenmiş yiyecekleri keserek sodyum alımını azaltan birçok kişi, kulak çınlaması seslerinde bir azalma olduğunu söyler.

Doymuş yağlar .

Peynir, tereyağı, kırmızı et ve diğer doymuş yağlar kolesterol seviyelerini yükseltir ve zamanla ateroskleroza yol açabilir. Ateroskleroz, bir hastanın kalp hastalığı ve felç risk faktörünü artırmanın yanı sıra, kulak çınlamasına olumsuz katkıda bulunan bir faktördür olabilir.

Şekerler .

 Diyabetik bulguları olan hastaların çikolata veya şekerli yiyecekler yediklerinde kulak çınlamasında bir artış fark etme olasılıkları daha yüksektir. Gözler, kulaklar ve beyin, kişinin kan kaynağından gelen oksijene ve glikoza (şekere) bağlıdır ve glikoz seviyeleri yükseldikçe işitme etkilenebilir.

Çay.

Genellikle tinnitusta suçlanmasına rağmen yapılmış bir çalışma yoktur. Kötüleştirdiğine dair bir kanıtta yoktur

Kuruyemişler

Bazı sosyal medya paylaşımlarında kişilerin kuruyemiş sonrası tinnituslarının artığından bahsetmektedirler. Ancak Bunun kuruyemişin üstünde yer alan bir tuzun etkisi mi yoksa kuruyemişin cinsinin içinde olan bir maddeden mi kaynaklandığı konusunda bir netlik yoktur. Ayrıca kuruyemiş normalden fazla tüketilmesi de ayrı bir sorun olabilmektedir.

Bizim düşüncemiz ve tecrübelerimiz.

Mümkün olabildiğince her şeyin fazlasının vücut açısından zararı olabileceği düşünüldüğünde gıdalarda aşırıya kaçmamak, abartmamak önemlidir. Bu ayrıca tinnitusta da önemlidir. Bazen gıdalar kişiye özgü olabilir ve bir genelleme olmadan sadece o kişide tinnitusu artırabilir. Tabiki aynı zamanda kişinin alerjik bir bünyeye sahip olması kendisine alerjik bir besin alımında hormonal bazı deşarjlar ile ( histamin) ve dolaşım sistemindeki sorunların başlaması ile tinnitusu artırabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Gluten alerjisine ve tinnitusa  sahip olanlar glutenli yiyeceklere dikkat etmelidirler. Zira herhangi bir şeye karşı besin alerjisi olan tinnituslular da alerjik oldukları besinlerden kaçınmalıdırlar. Sigara ve alkol ün genel olarak vücuda zararları bilinse de tinnituslular da durum biraz daha farklıdır. Tinnitusun endişe verici akut dönemlerinde hemen kesmek kişiye sıkıntı oluşturabilir ve yoksunluk belirtileri ile zaten anksiyeteli durumu daha da kötü etkileyebilir tinnitusu kötüleştirebilir. Ancak bazen alkol veya sigara kullanımında tinnitusun arttığını hissederler. Bu durumlarda kontrollü bırakma iyi olabilir. Çay kullanımı konusunda tinnitusu artırdığına dair hiçbir  bilimsel çalışma yoktur. Çay dünyada en çok ülkemizde tüketildiği düşünülürse, kısıtlamanın çok bir anlamı yoktur. Üstelik alışkın olan birine kısıtlama getirmek yoksunluğa neden olup tinnitusu daha  kötüleştirebilir. İngiliz tinnitus komitesinin web sayfasının öneri bölümlerinde ‘’ çayınızı demleyin, bir bardak siyah çay arkanıza yaslanıp içiniz, tinnitusunuzu rahatlatacak en iyi şeylerden biri ‘’ ifadesi yer almaktadır. Ancak abartmamak önemlidir. Onlarca bardak dan ziyade  bir kaç bardak sıkıntı demek değildir. Bazı özel durumlar vardır ki, çay idrar söktürücü özelliği ile kan basıncını etkileyebilir. Tansiyonu yüksek olanda sorun olmazken tansiyonu düşük olanda daha da tansiyonun düşebileceği göz önünde bulundurulmalıdır.  Kahve tinnitusta en çok sorgulanan içecektir. Ancak kahve türlerinin çok olduğu düşünüldüğünde biz kahvenin değişik etkilere sahip olabileceğini düşünüyoruz.  Kendi hastalarımızda sorguladığımızda 750-800 tinnituslu hastamızın sadece birinde tinnitusu geçici artırdığını bilmekteyiz. Tabi bunların için kahve içim çeşitliliğinde Türk kahvesinin diğer kahvelere göre bu durumu yaratmasını daha az görüyoruz. Daha ziyade işlenmiş kahvelerde ön planda. Ayrıca kahve keyfini kesmenin beyindeki alışkanlık istemini etkileyerek tinnitusu daha kötü etkileyebileceğini biliyoruz. Zaten son bilimsel çalışmalar kahvenin zararından çok faydalı olabileceği yönündedir. Tinnitus konusunda her gıdada olduğu gibi deneme yanılma yolu ile kolayca kendinizde anlayabilirsiniz. Ayrıca özellikle dikkat etmemiz gereken unsurlar vardır. Protein yoğun beslenmek sinirliliği artırabilir tinnitusu kötüleştirebilir. Donmuş yağlardan uzak durmak önemlidir. Zeytinyağı tercihiniz olmalıdır. Şeker kan kortizol seviyelerini ve kortizon dengesini etkileyerek stres ve anksiyeteyi de artırabilir. Şayet tansiyon yüksekliği ile giden bir tinnitus varsa tuza dikkat etmek önemlidir. Tüm beslenme tarzında abartıya kaçmamak önemlidir.

Not:  Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Sayfa içeriğindeki bilgiler izinsiz kullanılamaz.

Kaynakça:Formun Altı

  • Aubrey, A. (2006).  Coffee:  a little really does go a long way.  NPR Books.  Retrieved October 18, 2011.
  • Collingwood, J. (2016). Experts Challenge Caffeine-Tinnitus Link. Psych Central. Retrieved on December 14, 2018, from https://psychcentral.com/lib/experts-challenge-caffeine-tinnitus-link/
  • DuPriest, J., (2011).  Tinnitus:  Is there a caffeine connection?  Better Hearing Institute, Retrieved:  October15, 2011.  
  • Gallo, K. (2018). Does Coffee Affect Tinnitus or Hearing Loss?  Hearing Aid Know?  Retrieved December 7, 2018.
  • Harding, A. (2010). Cutting caffeine won’t quiet the ringing in the ears.  Reuters.  Retrieved October 15, 2011.
  • Starbucks (2011).  Our Heritage.  Starbucks.com,  Retrieved October 15, 2011.
  • St. Claire L, Stothart G, McKenna L, & Rogers P., (2010).  ‘Caffeine abstinence: an ineffective and potentially distressing tinnitus therapy’. International Journal of Audiology, Vol 49, No 1, Pages 24-29.
  • University of Bristol (2010).  Study cases doubt on caffeine link to tinnitus.  Retrieved October 16, 2011.
  • True Sound Hearing Aid Center 8 .08 2018 San Francisco