KBB & Baş Boyun Cerrahisi

Tinnitusda Uyku Sorunu Üstesinden Gelmek

Tinnitusta Uyku Sorununun Üstesinden Gelmek

Kaliteli bir uyku, hem fiziksel hem de ruhsal sağlığımız için vazgeçilmezdir. Uyku sırasında beynimiz gün boyunca edindiği bilgileri işler, hafızayı güçlendirir, hormonal dengeyi düzenler ve vücudun kendini yenilemesini sağlar.

Kulak çınlaması (tinnitus) olan kişilerde ise bu doğal süreç her zaman kolay ilerlemeyebilir. Birçok hasta, gündüz saatlerinde çınlamasını tolere edebilirken, gece yatağa uzandığında sesin belirgin şekilde arttığını düşündüğünü ifade eder. Oysa çoğu zaman değişen çınlamanın şiddeti değil, beynimizin sessizlik içerisinde bu sese yönelttiği dikkattir.

Gece çevresel seslerin azalması, görsel uyaranların ortadan kalkması ve zihnin günün yoğun temposundan uzaklaşmasıyla birlikte beyin, tinnitus sesini daha belirgin algılamaya başlayabilir. Bu durum uykuya dalmayı güçleştirir, uyku kalitesini bozar ve zamanla hem uykusuzluğu hem de çınlamayı besleyen bir döngü oluşturabilir.

Sevindirici olan ise, doğru değerlendirme ve uygun yaklaşımla bu döngünün çoğu hastada kontrol altına alınabilmesidir.


Gece Olunca Çınlama Gerçekten Artıyor mu?

Bu soru, tinnitus hastalarının en sık yönelttiği sorulardan biridir.

Çoğu zaman cevap hayırdır.

Gece saatlerinde artan şey, çoğunlukla çınlamanın şiddeti değil; beynimizin bu sese gösterdiği dikkattir.

Gündüz yaşamın içinde konuşmalar, trafik sesleri, televizyon, müzik, iş yaşamı ve günlük uğraşlar beynimizi sürekli farklı uyaranlarla meşgul eder. Gece ise ortam sessizleşir. Dış uyaranlar azaldıkça beynimiz, zaten var olan tinnitus sesini daha belirgin algılamaya başlar.

Dolayısıyla birçok hastada sorun, çınlamanın gece artması değil; sessizlik içerisinde beynin bu sese daha fazla odaklanmasıdır.


Ağustos Böceği mi, Orman mı?

Hastalarımıza durumu anlatırken çoğu zaman şu örneği veriyoruz.

Yaz mevsiminde yemyeşil bir ormanda yürüdüğünüzü düşünün. Etrafınızda kuşların ötüşü, rüzgârın yapraklardaki hışırtısı, uzaktan akan bir derenin sesi ve doğanın sayısız güzelliği vardır. Ancak siz yalnızca bir ağustos böceğinin sesini dinlemeye karar verirseniz, kısa bir süre sonra beyniniz diğer bütün sesleri geri plana iter. Artık dikkatinizin merkezinde yalnızca o ses vardır.

Tinnitus da çoğu zaman buna benzer. Çınlama vardır; ancak zamanla beyin yaşamın sunduğu binlerce uyaran yerine yalnızca bu sese odaklanmaya başlayabilir. Oysa kişinin hayatında hâlâ ailesi, çocukları, işi, dostları, hobileri, doğa ve yaşamın bütün renkleri vardır.

İşte tedavide hedeflerimizden biri de budur. Yalnızca çınlamayı azaltmaya çalışmak değil; beynin yeniden "ormanın tamamını görebilmesini" sağlamaya yardımcı olmak.

Çünkü yaşam hiçbir zaman yalnızca ağustos böceğinin sesinden ibaret değildir.

Tinnitus ve Uykusuzluk Birbirini Nasıl Besler?

Tinnitus ve uyku bozukluğu çoğu zaman birbirini besleyen iki ayrı sorun değil, aynı döngünün iki parçasıdır.

Gece uykuya dalamayan kişi, çınlamasını daha fazla dinlemeye başlar. Çınlamaya odaklandıkça kaygı artar, zihinsel gerginlik oluşur ve uyku daha da zorlaşır. Ertesi gün yetersiz uyku nedeniyle yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve stres ortaya çıkar. Bu durum ise beynin tinnitusa verdiği tepkiyi daha da artırabilir.

Böylece kişi farkında olmadan bir "tinnitus–uykusuzluk döngüsü" içine girebilir.

İyi haber şu ki, bu döngü kırılabilir. Doğru yaklaşımla hem uyku kalitesi artırılabilir hem de beynin tinnitusa verdiği aşırı dikkat tepkisi zamanla azalabilir.


Beynimiz Uyurken Neler Olur?

Uyku, beynin pasif olduğu bir dönem değildir. Aksine, gün boyunca çalışan birçok sistem bu süreçte yeniden düzenlenir.

Uyku sırasında;

  • Beyin gün içinde aldığı bilgileri işler.
  • Hafıza güçlenir.
  • Sinir hücreleri arasındaki bağlantılar yeniden düzenlenir.
  • Hormon dengesi sağlanır.
  • Bağışıklık sistemi desteklenir.
  • Duygusal yükün işlenmesine katkıda bulunulur.

Bu nedenle kaliteli uyku yalnızca dinlenmek anlamına gelmez; beynin kendini onarması ve dengelemesi için gerekli biyolojik süreçlerin önemli bir parçasıdır.


Sirkadiyen Ritim Nedir?

Vücudumuzun yaklaşık 24 saatlik biyolojik çalışma düzenine sirkadiyen ritim adı verilir.

Bu biyolojik saat;

  • ne zaman uyuyacağımızı,
  • ne zaman uyanacağımızı,
  • vücut sıcaklığımızı,
  • hormon salınımını,
  • dikkat düzeyimizi,
  • metabolizmamızı

düzenleyen doğal bir sistemdir.

Düzensiz uyku saatleri, gece geç saatlere kadar ekran kullanımı, vardiyalı çalışma, sık zaman dilimi değişiklikleri ve bazı yaşam alışkanlıkları bu ritmi bozabilir.

Tinnitus hastalarında sirkadiyen ritmin korunması, uyku kalitesinin artırılmasında önemli bir destek sağlayabilir.


Melatonin Nedir?

Melatonin, beynin epifiz bezinden salgılanan ve biyolojik saatimizin düzenlenmesinde rol oynayan doğal bir hormondur.

Karanlık ortamda salgılanması artar, sabah ışığıyla birlikte azalır. Bu nedenle akşam saatlerinde yoğun telefon, tablet veya bilgisayar ekranına maruz kalmak melatonin salınımını olumsuz etkileyebilir.

Bazı tinnitus hastalarında, uygun değerlendirme sonrasında melatonin desteği uykuya dalmayı kolaylaştırabilir. Ancak melatonin her hasta için gerekli değildir ve rastgele kullanılmamalıdır. Kullanım kararı; kişinin yaşı, kullandığı ilaçlar, eşlik eden hastalıkları ve uyku sorununun nedeni birlikte değerlendirilerek verilmelidir.

Klinik Gözlemlerimiz

Uzun yıllardır tinnitus hastalarının değerlendirilmesi sırasında yaptığımız klinik gözlemler, uyku sorununun çoğu zaman yalnızca bir "uyku hastalığı" olmadığını düşündürmektedir.

Birçok hasta bize başvurduğunda öncelikli şikâyetinin uykusuzluk olduğunu söyler. Ancak ayrıntılı değerlendirme yapıldığında, çoğu zaman asıl sorunun uyuyamamak değil; beynin sürekli çınlamaya odaklanması olduğu görülmektedir.

Hasta yatağa uzandığında çevredeki sesler azalır, görsel uyaranlar ortadan kalkar ve gün boyunca meşgul olan zihin sessizlikle baş başa kalır. İşte bu noktada dikkat istemsiz olarak tinnitusa yönelir. Kişi çınlamayı dinledikçe kaygısı artar, kaygı arttıkça gevşemesi zorlaşır ve uyku daha da uzaklaşır.

Bu nedenle yaklaşımımız yalnızca uyku ilacı vermek değildir. Öncelikle beynin neden sürekli bu sese odaklandığını, uyku düzenini hangi faktörlerin bozduğunu ve bu döngünün nasıl oluştuğunu anlamaya çalışırız.


Uyku İlacı Tek Başına Çözüm Müdür?

Bazı hastalarda kısa süreli ilaç desteği gerekli olabilir. Ancak yalnızca uyku ilacı kullanmak, çoğu zaman sorunun temel nedenini ortadan kaldırmaz.

Öncelikle;

  • sirkadiyen ritim değerlendirilmeli,
  • uyku hijyeni düzenlenmeli,
  • çınlamaya eşlik eden stres ve kaygı kontrol altına alınmalı,
  • gerekiyorsa melatonin desteği düşünülmeli,
  • eşlik eden horlama veya uyku apnesi araştırılmalıdır.

Hafif uyku sorunlarında yaşam tarzı düzenlemeleri ve uygun destek tedavileri çoğu zaman yeterli olabilir. Daha belirgin uyku bozukluklarında ise, kişiye özel olarak planlanan ilaç tedavileri geçici veya daha uzun süreli olarak değerlendirilebilir.

Buradaki amaç hastayı ilaçlara bağımlı hâle getirmek değil, yeniden doğal ve kaliteli bir uyku düzenine kavuşmasını sağlamaktır.


rTMS Uyku Kalitesini Nasıl Etkileyebilir?

Tinnitus nedeniyle uyguladığımız rTMS (Tekrarlayan Transkraniyal Manyetik Stimülasyon) tedavisinde dikkatimizi çeken en önemli bulgulardan biri, birçok hastanın tedavilerde  uyku kalitesindeki düzelmeyi ifade etmesidir.

Klinik gözlemlerimiz, uygun hasta seçimi yapılarak uygulanan rTMS tedavisi sonrasında hastaların büyük bölümünde uyku kalitesinin belirgin şekilde düzeldiğini düşündürmektedir. Deneyimlerimizde neredeyse hastaların büyük kısmı fayda  düzeyine ulaşabilmektedir.

Bunun yalnızca uyku üzerine doğrudan bir etkiden değil; beynin dikkat ağlarının yeniden dengelenmesi, tinnitusun oluşturduğu stres yükünün azalması ve limbik sistemin daha sağlıklı çalışmasıyla ilişkili olabileceğini düşünmekteyiz.

Bu gözlem, yıllar içinde takip ettiğimiz hastalara dayanmaktadır. Farklı hasta gruplarında sonuçlar değişebilir ve her hastada aynı düzeyde yanıt beklenmemelidir.


Horlama ve Uyku Apnesi Gözden Kaçmamalıdır

Tinnitus hastalarında uyku değerlendirilirken yalnızca çınlamaya odaklanmak doğru değildir.

Bazı hastalarda uyku kalitesini bozan asıl neden, fark edilmeyen obstrüktif uyku apnesi olabilir.

Özellikle;

  • yüksek sesle horlayan,
  • uykuda nefesi duran,
  • sabah yorgun uyanan,
  • gün içinde uyuklayan,
  • sabah baş ağrısı yaşayan,
  • dikkat ve konsantrasyon sorunu bulunan

kişilerde uyku apnesi mutlaka akla gelmelidir.

Uyku apnesinin tedavi edilmesi yalnızca uyku kalitesini artırmakla kalmaz; genel sağlık üzerinde de önemli olumlu etkiler sağlayabilir. Bazı tinnitus hastalarında ise, uyku kalitesindeki düzelmeyle birlikte çınlamanın oluşturduğu rahatsızlık hissinin de azaldığı gözlenebi

Tinnitusta Daha Kaliteli Bir Uyku İçin Neler Yapabilirsiniz?

Uyku kalitesini artırmak, tek bir uygulamayla sağlanabilecek bir durum değildir. Çoğu zaman küçük ama doğru alışkanlıkların bir araya gelmesiyle belirgin bir iyileşme sağlanabilir.

1. Düzenli bir uyku saati oluşturun

Beynimiz düzeni sever.

Her gece farklı saatlerde yatıp farklı saatlerde kalkmak, biyolojik saatimizin (sirkadiyen ritmin) bozulmasına neden olabilir. Mümkün olduğunca her gün aynı saatlerde uyumaya ve aynı saatlerde uyanmaya çalışın. Hafta sonlarında bile bu düzeni büyük ölçüde korumak faydalı olacaktır.

2. Sessizlik yerine doğal sesleri tercih edin

Birçok hasta, "Tam sessizlikte daha rahat uyurum." diye düşünür. Oysa tinnitusu olan kişilerde tam sessizlik, beynin çınlamaya daha fazla odaklanmasına neden olabilir.

Bunun yerine;

  • hafif yağmur sesi,
  • deniz dalgaları,
  • doğa sesleri,
  • düşük seviyede beyaz, pembe veya kahverengi gürültü

bazı kişilerde uykuya geçişi kolaylaştırabilir.

Burada amaç çınlamayı tamamen bastırmak değil, beynin dikkatini tek bir sese yöneltmesini engellemektir.


3. Telefon ve tablet kullanımını sınırlandırın

Yatmadan hemen önce uzun süre telefon veya tablet kullanmak yalnızca melatonin salınımını azaltmakla kalmaz; zihnin yeniden uyarılmasına da neden olabilir.

Özellikle sosyal medyada saatlerce tinnitus ile ilgili olumsuz deneyimleri okumak, kaygıyı artırabilir ve beynin yeniden çınlamaya odaklanmasına yol açabilir.

Uyumadan önceki son bir saati mümkün olduğunca ekranlardan uzak geçirmek daha sağlıklı bir seçim olabilir.


4. Kafein ve alkolü doğru yönetin

Kafein herkesi aynı şekilde etkilemez. Bazı kişilerde belirgin bir sorun oluşturmazken, bazı hastalarda özellikle akşam saatlerinde tüketildiğinde uykuya dalmayı güçleştirebilir.

Alkol ise başlangıçta uyku hissi oluştursa bile gece uykusunun bölünmesine ve uyku kalitesinin azalmasına neden olabilir.

Önemli olan tamamen yasaklamak değil, kendi vücudunuzun verdiği yanıtı gözlemlemektir.


5. Gün içinde hareket edin

Düzenli fiziksel aktivite yalnızca kalp ve kas sağlığı için değil, uyku kalitesi açısından da önemlidir.

Özellikle gün içinde yapılan tempolu yürüyüşler ve düzenli egzersizler, stresin azalmasına ve biyolojik ritmin desteklenmesine katkı sağlayabilir.

Ancak yoğun egzersizlerin mümkün olduğunca yatma saatine çok yakın yapılmaması önerilir.


Her Uykusuzluk Tinnitusa Bağlı Değildir

Tinnitusu olan her hastadaki uyku sorununun nedeni yalnızca çınlama olmayabilir.

Bazen;

  • depresyon,
  • anksiyete,
  • kronik ağrı,
  • tiroid hastalıkları,
  • kullanılan ilaçlar,
  • huzursuz bacak sendromu,
  • uyku apnesi,
  • diğer uyku bozuklukları

uyku kalitesini asıl bozan neden olabilir.

Bu nedenle uzun süren veya giderek artan uykusuzluk şikâyetlerinde yalnızca tinnitusa odaklanmak doğru değildir. Gerekli durumlarda daha ayrıntılı değerlendirme yapılmalıdır.


Uyku Kalitesi Artarsa Tinnitus Tamamen Geçer mi?

Bu sorunun cevabı çoğu zaman hayırdır.

Kaliteli uyku, tinnitusu doğrudan ortadan kaldıran bir tedavi değildir.

Ancak iyi bir uyku;

  • stresin azalmasına,
  • dikkat mekanizmalarının dengelenmesine,
  • duygusal yükün hafiflemesine,
  • gün içindeki yaşam kalitesinin artmasına

önemli katkı sağlayabilir.

Birçok hastada çınlama tamamen kaybolmasa bile, artık yaşamın merkezinde yer almamaya başlar. İşte tedavide hedeflediğimiz en önemli kazanımlardan biri de budur.

Uyku, Hormonlar ve Tinnitus

Uyku yalnızca dinlenme süreci değildir. Gece boyunca vücudumuzda birçok hormon belirli bir düzen içinde salgılanır ve beynimizin biyolojik ritmini yönetir. Bu hormonların dengesi bozulduğunda yalnızca uyku değil, stres yönetimi, ruh hali ve yaşam kalitesi de olumsuz etkilenebilir.

Melatonin

Melatonin, beynin epifiz bezinden salgılanan ve biyolojik saatimizi düzenleyen temel hormonlardan biridir. Akşam hava karardıkça salgılanması artar, sabah gün ışığıyla birlikte azalır. Düzenli uyku saatleri, gündüz doğal ışığa maruz kalmak ve akşam saatlerinde ekran kullanımını azaltmak melatonin salınımını destekleyebilir.

Uygun hastalarda, hekim değerlendirmesi sonrasında melatonin desteği uykuya dalmayı kolaylaştırabilir. Ancak melatonin her tinnitus hastası için gerekli değildir ve rastgele kullanılmamalıdır.


Kortizol

Kortizol, vücudumuzun doğal stres hormonudur.

Normal koşullarda sabah saatlerinde yükselir, gün boyunca giderek azalır ve gece en düşük seviyelerine ulaşır. Kronik stres, kaygı ve düzensiz yaşam alışkanlıkları bu doğal ritmi bozabilir. Gece saatlerinde yüksek seyreden kortizol düzeyleri uykuya dalmayı güçleştirebilir ve kişinin tinnitusa daha fazla odaklanmasına neden olabilir.


Serotonin

Serotonin, ruh hali, stres yönetimi ve uyku düzeni üzerinde etkili nörotransmitterlerden biridir. Ayrıca melatonin sentezinde de rol oynar. Düzenli egzersiz, gün ışığı, dengeli beslenme ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları serotonin sisteminin dengelenmesine katkıda bulunabilir.


Büyüme Hormonu

Derin uyku sırasında salgılanan büyüme hormonu, yalnızca çocuklarda büyümeyi değil, erişkinlerde de hücre yenilenmesini, kas onarımını ve metabolik dengeyi destekler. Sürekli bölünen veya yetersiz uyku bu doğal süreci olumsuz etkileyebilir.


Uyku Bir Hormon Meselesinden Daha Fazlasıdır

Uyku kalitesi yalnızca melatonin eksikliğine veya tek bir hormona bağlı değildir. Biyolojik saat, stres düzeyi, yaşam tarzı, çevresel faktörler, eşlik eden hastalıklar ve beynin dikkat mekanizmaları birlikte çalışır.

Bu nedenle tinnitus hastalarında uyku sorununa yaklaşırken tek bir hormona odaklanmak yerine, bütün sistemi birlikte değerlendirmek daha doğru bir yaklaşımdır.

"Uyku tek bir hormonun yönettiği bir süreç değildir; beynin, hormonların, çevrenin ve yaşam alışkanlıklarının birlikte oluşturduğu hassas bir dengedir. Tinnitus hastalarında bu denge yeniden kurulduğunda, uyku kalitesinin de belirgin şekilde iyileştiğini klinik gözlemlerimizde sıklıkla görmekteyiz."

Sonuç

Tinnitus hastalarında uyku sorunu, yalnızca gece yaşanan bir rahatsızlık değildir. Ertesi günün enerjisini, dikkatini, ruh halini ve yaşam kalitesini de etkileyen önemli bir süreçtir. Bununla birlikte uykusuzluk, beynin tinnitusa verdiği dikkati artırarak çınlamanın daha belirgin algılanmasına neden olabilir. Böylece kişi, farkında olmadan bir uykusuzluk–tinnitus döngüsü içine girebilir.

Bilimsel çalışmalar; düzenli uyku alışkanlıkları, sağlıklı bir sirkadiyen ritim, stres yönetimi ve gerektiğinde uygulanan kanıta dayalı tedavilerin uyku kalitesini artırabileceğini göstermektedir.

Klinik gözlemlerimiz ise, tinnitus hastalarında uyku sorununun çoğu zaman tek bir nedene bağlı olmadığını düşündürmektedir. Çınlamaya aşırı odaklanma, stres, kaygı, düzensiz yaşam alışkanlıkları, sirkadiyen ritim bozuklukları ve bazı eşlik eden hastalıklar birlikte değerlendirilmelidir. Bu nedenle tedavi yaklaşımı da kişiye özel olmalıdır.

 

    Amacımız yalnızca hastayı uyutmak değildir. Asıl hedefimiz, beynin doğal uyku düzenini yeniden kazanmasına yardımcı olmak, kişinin yaşam kalitesini artırmak ve tinnitusu yaşamın merkezinden uzaklaştırabilmektir.

    Unutmayın...

    Tinnitus bazen yemyeşil bir ormandaki ağustos böceğinin sesi gibidir.

    Eğer beynimiz yalnızca o sese odaklanırsa, ormanın bütün güzelliklerini fark edemeyebiliriz.

    Tedavide hedefimiz yalnızca ağustos böceğini susturmak değil; yeniden kuşların sesini, rüzgârın esintisini, yaprakların hışırtısını ve yaşamın tamamını duyabilmenize yardımcı olmaktır.

    Çünkü yaşam, hiçbir zaman yalnızca ağustos böceğinin sesinden ibaret değildir.

     

    Yasal Uyarı

    Bu sayfadaki bilgiler yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla hazırlanmıştır. Tanı, tedavi veya tıbbi danışmanlık yerine geçmez. İşitme kaybı, tinnitus ve diğer kulak hastalıklarının değerlendirilmesi ve tedavisi, her hastanın klinik özellikleri doğrultusunda Kulak Burun Boğaz (KBB) uzmanı tarafından kişiye özel planlanmalıdır. İçerik, güncel bilimsel literatür doğrultusunda hazırlanmış olup, yeni bilimsel gelişmeler ışığında gerektiğinde güncellenmektedir.


    Telif Hakkı

    © Op. Dr. A. Ahmet Şirin | Tüm hakları saklıdır.

    Bu sayfadaki metinler, görseller, tablolar, şemalar ve özgün bilimsel değerlendirmeler 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. İçeriğin tamamı veya bir bölümü; yazılı izin alınmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yayımlanamaz, ticari amaçla kullanılamaz veya başka dijital yayın platformlarında özgün eser niteliğini ortadan kaldıracak şekilde paylaşılamaz.

    Bilimsel ve eğitsel amaçlı kısa alıntılar, ilgili mevzuata uygun olmak ve kaynak gösterilmesi koşuluyla yapılabilir.

    Bu içerik özgün olarak hazırlanmıştır. İçeriğin tamamı veya önemli bölümleri; yazılı izin alınmaksızın yapay zekâ destekli sistemler, otomatik içerik üretim araçları veya benzeri dijital platformlar aracılığıyla yeniden üretilip yayımlanamaz ya da özgün eser izlenimi verecek şekilde kullanılamaz.

    Güncel Bilimsel Kaynaklar

    2026

    • Langguth B, Elgoyhen AB, Cederroth CR, et al. Tinnitus. Nature Reviews Disease Primers. 2026.
    • European Sleep Research Society (ESRS). European Guideline for the Diagnosis and Treatment of Insomnia. 2026.
    • American Academy of Sleep Medicine (AASM). Clinical Practice Guideline for Chronic Insomnia. Güncellenmiş öneriler.

    2025

    • Xie L, Donoso-San Martín R, Fink S, Singer W, Wolpert SM, Rüttiger L, Knipper M. Cochlear Neural Contributions to Triple Network Changes in Tinnitus, Hyperacusis and Misophonia. Hearing Research. 2025.
    • Cederroth CR, Gallus S, Hall DA, et al. Güncel tinnitus nörobiyolojisi ve dikkat ağları üzerine derleme.

    2024

    • European Sleep Research Society. Insomnia Guidelines. 2024.
    • World Health Organization. Healthy Sleep and Circadian Rhythm Recommendations. 2024.
    • Hall DA, Cima RFF, Schlee W, et al. Güncel tinnitus rehabilitasyonu ve yaşam kalitesi üzerine derlemeler.

    Temel Kaynaklar

    • Baguley DM, McFerran DJ, Hall DA. Tinnitus.
    • Tyler RS. Tinnitus Handbook.
    • Cima RFF, Mazurek B, Haider H, et al. A Multidisciplinary European Guideline for Tinnitus.
    • Dobie RA. Depression and Tinnitus.
    • Kryger MH, Roth T, Dement WC. Principles and Practice of Sleep Medicine.

     

     

    Bu sayfada yer alan tüm haber ve içeriklerde belirtilen cerrahi veya girişimsel işlemlerin sonuçları kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Herhangi bir işleme karar vermeden önce, hekiminizden kapsamlı ve kişisel bir tıbbi değerlendirme almanız tavsiye edilir.
    Op. Dr. A. Ahmet Şirin
    KBB & Baş Boyun Cerrahisi

    Op. Dr. A. Ahmet ŞİRİN

    Tinnitus (Kulak Çınlaması) • Vertigo (Baş Dönmesi) • Burun Estetiği • KBB Ameliyatları